ABD Gücün Kibiriyle Davranıyor

-
Aa
+
a
a
a

İsveç'in önde gelen gazetesi Dagens Nyheter'de 22 Eylül Cumartesi günü yayımlanan makale:"ABD gücün kibiriyle davranıyor" ("USA styrs med makten arogans")Yazanlar:Ingvar Carlsson (İsveç eski başbakanı, Uluslararası Olof Palme Merkezi Başkanı / SAP 1992'de kurdu: uluslararası kalkınma ve güvenlik sorunları üzerine çalışan bir araştırma kuruluşu) / Carl Tham (Olof Palme Merkezi Genel Sekreteri, Eğitim Bakanı)Makaleden Şahin Alpay'ın yaptığı ve 25 Eylül günü Açık Radyo'dan okuduğu seçmeler:+ ABD'ye yapılan terör saldırılarının uyandırdığı dehşet ve üzüntü yeni dünya düzeni üzerine açık ve eleştirel bir tartışmaya engel olmamalı.+ Saldırıların yeryüzündeki çelişkilerin keskinleşmesinden kaynaklandığı inkar edilemez.+ Dünyada sömürgeciliğin ve soğuk savaşın kalıntıları ortadan kaldırılamadı+ Asya, Afrika ve L. Amerika'nın birçok ülkesinde Batı Dünyası demokrasinin değil baskı ve ırkçılığın beşiği olarak tanınıyor. + Herkes terörün sona ermesi gerektiğinde hemfikir, fakat Ruanda'da 1994'te 800 000 kişi öldürülürken dünyanın bunu seyrettiği unutulmamalı.+ 25 yıl önce "yeni bir dünya ekonomik düzeni" fikri ortaya atıldı. Soğuk savaş sonrasında yeni bir düzen kuruldu, ama bu düzen ABD ve Batı Avrupa tarafından ve kendi çıkarlarına uygun olarak kuruldu. Bu düzen yoksul ülkelerin aleyhine işliyor. Yoksul ülkeler üzerinde hiç bir etki yapamadıkları bir düzen tarafından köşeye sıkıştırıldıklarını düşünüyor.+ Bazı kimseler koşulları demagojik bir şekilde sömürüyor ise de eşitsizliğin aşırı bir hal aldığı ve uçurumun büyüdüğü doğrudur.+ Yoksulluk ve eşitsizlik doğrudan teröre yol açmıyor elbette... Ancak birçok sorumsuz kişi insanların bu koşullardan kurtulma umutsuzluğunu sömürüyor... Biz bunu daha önce Avrupa'da yaşadık: 1920 ve 30'ların buhranlı koşulları Nazizme ve Komünizme giden yolu hazırladı.+ ABD'ye terör saldırıları ve diğer insanlık dışı törer eylemleri hiç bir zaman mazur gösterilemez... ama dünyadaki gerilimler ve eşitsizlikler yalnızca ahlaka aykırı değil, güvenliğimizi de tehdit ediyor.+ ABD şimdi bütün dünyadan teröre karşı yardım bekliyor... ama ABD'nin de yapması gereken şeyler var... ABD yönetimi teröre karşı tek taraflı olarak, kimseye danışmadan belirlediği bir politikanın dünya tarafından desteklenmesini isteyemez... Bush yönetiminin bugüne kadarki performansına bakıldığında, ABD tek yanlı bir yaklaşımla başka ülkelerle ancak kendi işine geldiği zaman işbirliği yapıyor... Bu tutum değişmeli.+ Söz konusu tek taraflı politikanın bir örneği ABD'nin BM politikası... Güvenlik Konseyi ABD'ye destek verdi, ama bu ABD'nin intikam için ülkeleri yakıp yıkmasına yeşil ışık yaktığı anlamına gelmez. Böyle birşey demokrasiye, akla ve sağduyuya aykırıdır... ABD eğer BM antlaşmasının savunma hakkını göngören 51. maddesine dayanacak ise, cevap saldırıyla orantılı olmalıdır...+ Ne var ki ABD, BM'nin çalışmalarının değerini azaltmaya çalışıyor ya da BM'e karşı çıkıyor. Önde gelen Kongre mensupları BM'yi aşağılıyor. ABD, BM'e olan borçlarını hala ödemedi. ABD artık şart koşmadan, baskı yapmadan bu borçları ödemelidir.+ ABD uluslararası ceza mahkemesi kurulmasını öngören BM antlaşmasını onaylamalıdır.+ Terörle mücadele sadece polisiye ve askeri önlemlerle olmaz... Orta Doğu'da ve öteki çatışma bölgelerinde barışı sağlayacak politikaları gerektirir... Silahlanmaya değil ekonomik katkınmaya yatırım yapılmasını gerektirir...+ Dünya, son 20 yılın neo - liberal yanlışlarından ders çıkaran yeni ve yapıcı bir kalkınma politikası etrafında toplanabilmelidir...+ Bütün ülkelerde başka milletlerin kültürleri ve inançları hakkındaki önyargılardan ve efsanelerden arınmalıyız... Terör saldırılarının ardından İsveç'te bile Müslümanlara ve Araplara karşı önyargı ve nefretin kaynamaya başladığını görüyoruz...+ Edward Said haklıdır: Şablonlardan kurtulmalıyız... Halklar arasında karşılıklı anlayışı yaymalı, "Batı" ve İslam gibi kavramların arkasındaki karmaşıklığı ve çoğulluğu anlatmalıyız.+ İnsanları bilgilendirmek teröristleri tecrit etmenin en iyi yoludur... Demokrasi ancak bu temel değerlerle savunulabilir...Çeviri: Şahin Alpay